Kadının Cenette Yeri Yok - Neval El Saddavi

Küçük çocuklar kadınların kulaklarından doğar... Hepsi korku ve telaşla kulaklarına dokunurlar. Hayır, kulaklarından değil, burunlarından... Titreyen parmaklarını burun deliklerine sokarlar. Hayır, burundan olamaz, delik çok küçük, çocuklar oradan çıkamazlar. Öncesinde korkunç bir şeyler olur, annelerin gizledikleri bir şeyler, sürekli tekrarlanan bir facia... Her yıl!.. Aptallaşma, her ay!.. Ne felaket!
Sıfır Noktasındaki Kadın ile tanıştığım Neval El Saddavi veya Nawal El Saadawi'nin 1987'de İngiltere'de yayımlanan öykü kitabı Kadının Cennette Yeri Yok. İsminin getirdiği beklentinin aksine bu sefer sadece kadınları anlatmıyor Saddavi; savaşları, cinsellik politikalarını, bürokrasiyi, çocuk olmayı, erkek olmayı yani kısacası insanlığı ve özellikle insanlığın karanlık taraflarını anlatıyor.

Neval El Saddavi, yazarlığının ve psikiyatristliğinin yanı sıra ciddi bir feminist aktivist ve muhalif. 1972'de kaleme aldığı Arap kadınlarının sorunlarını anlattığı Woman and Sex kitabı ile beraber başı çokça devletle derde giren, hapis yatan, eşinden boşanma ve Mısır'dan atılma cezalarına çarptırılan yazar, aynı zamanda Arap Kadınları Dayanışma Derneği'nin kurucusu. Kendisiyle 2004 tarihinde yapılan Peçeyi Kaldırmak başlıklı şu söyleşide hakkında açılan son davaların durumunu, Mısır'ın o zamanki hali hakkındaki görüşlerini ve özellikle bayıldığım feminizm hakkındaki düşüncelerini okuyabilirsiniz. 

Kadının Cennette Yeri Yok, iç sıkan kitaplardan; gerek ele aldığı konular, gerekse kullanılan dil manen ve madden yorucu bir okuma deneyimi sunuyor. Öykülerin kiminde oldukça karmaşık bir alegorik anlatım, çoğunda ise bilinç akışı kullanılmış -ki bazı öykülerden hiçbir şey anlamadığımı itiraf etmem gerek. Her bir hikaye okuru düşüncelere sevk etse de çoğu Sıfır Noktasındaki Kadın'ın vuruculuğundan uzak. Kitaba dair bir diğer sıkıntı ise çok fazla ve kısa öykünün kitapta yer alıyor oluşu; hikayeler arasında sık sık geçiş yapmak, zaten anlaşılması güç öyküleri daha da anlaşılmaz kılıyor zaman zaman. Geriye kalan bir kaç gerçekten şahane öyküyse, kitabı ve okuru kurtarmak için yetersiz kalıyor maalesef. Yani okumak isterseniz; bir kaç güzel öykü için, yirmiye yakın zor anlaşılır öyküyle karşılaşmayı göze almalısınız.

Saddavi okumaya devam edeceğim; feminist edebiyata, hele hele oryantalist feminist edebiyata ekstra bir ilgi duymasam da  gün geçtikçe kanıksar hale getirildiğimiz ve dünyanın bir köşesinde, gerçekten yaşanmakta olan bu trajik hayatlara Saddavi'nin kaleminden şahit olmak için.

Kadının Cennette Yeri Yok, Neval El Seddavi - Everest Yayınları, 121 s.

5 yorum:

  1. Bu kitabı adından dolayı uzun zamandır merak ediyordum ama senin yorumunu okuyunca okunmamasının kayıp olmadığını anlamış oldum. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsmi gerçekten de büyük beklentiye sokuyor insanı; ben de aynı şekilde vurulmuştum ilk olarak. Kitaba ismini veren öykü de dahil olmak üzere bir kaç güzel öykü dışında aradığımı bulamadım söylediğim gibi. Yine de bir şans vermelisiniz belki de, benim bulamadığımı siz bulursunuz, belli mi olur.

      Sil
    2. Tankut, o kadar güzel kitaplar, okumamı bekliyor ki böyle okunsa da olur, okunmasa da olur kitaplar için sıra ne vakit gelir bilemiyorum.

      Sil
  2. Girişteki alıntı bana Erdal Beşikçioğlu'nun gülsem mi ağlasam mı karar veremediğim şu performansını getirdi aklıma :

    https://www.youtube.com/watch?v=ennFXzsdnmY

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten de tematik olarak benzerlik taşıyorlar. Haberdar değildim bu performanstan, görmüş oldum. Teşekkürler!

      Sil