Italo Calvino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Italo Calvino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kurmaca Alıştırmaları - Gökdemir İhsan

Neyse: Varoluş kaygılı, sanat uzun ve hayat kısadır!
Kurdele yerine örülmüş bir sicim takılmış fötr şapkası ve mevsimin sıcağına rağmen sırtındaki paltosuyla dikkat çeken belirli bir genç adam, öğle vaktinde Contrescarpe-Champeret arasında çalışan S hattı otobüsüne biniyor, arka sahanlıktaki yerini alıyor. Otobüs giderek kalabalıklaştıkça, genç adamın sırtına bir ihtiyar yükleniyor; kah dirsek darbeleriyle, kah ayağına basarak kahramanımızı rahatsız ediyor. Genç adam çıkışıyor ihtiyara çeşitli söylemlerle, ihtiyarsa ellerini iki yana açarak "Ben bilmem" dercesine susuyor sadece. Genç adam da kendisini henüz boşalan bir koltuğa atıveriyor. Bir süre sonra, saat 2'de, Saint-Lazare garında buluştuğu arkadaşı, herhangi bir sebeple, genç adamın paltosunun düğmesine dokunarak bir şeyler anlatıyor.

An itibariyle  Gökdemir İhsan'ın Kurmaca Alıştırmaları isimli eserinde anlattığı "her şeyi" okumuş bulunmaktasınız. Kitapta vaka namına, bundan farklı hiçbir şey bulamayacağınızı size temin ederim. "Fakat nasıl olur? 164 sayfalık bir kitapta bundan başka hiçbir şey yok mu?!" dediğinizi duyar gibiyim... En iyisi meseleyi baştan anlatmak:

Oulipo akımının öncülerinden Raymond Queneau 1947 yılında Biçem Alıştırmaları (Exercices de Style) isimli kitabında, tek bir olayı tam 99 farklı üslupta anlatarak hem eserin deneysel niteliği, hem de oulipo'culuğun temellerini atması sebebiyle dünyada büyük yankı uyandırıyor. Bu kitabı Türkçe'ye kazandırmak isteyen Ferit Edgü, bir müddet çalıştıktan sonra dilin imkanları içerisinde eserdeki kelime oyunlarının özgünlüğünü koruyamayacağına kanaat getirip, aynı oyunu başka bir olay üzerinden, bu sefer 101 farklı üslup kullanarak oynuyor ve 1980'de Yazmak Eylemi'ni kaleme alıyor. Armağan Ekici 2003 yılında sahneye çıkıyor ve Edgü'nün vazgeçtiği işi gerçekleştirerek Biçem Alıştırmaları'nı dilimize kazandırıyor. 2010 yılına geldiğimizde ise Gökdemir İhsan, oulipo'culara hem nazire hem de bir saygı duruşu niteliğindeki Kurmaca Alıştırmaları'nı kaleme alarak Queneau'nun eserindeki olayı, bu sefer de 33 farklı kurmaca üzerinden anlatıyor. 

Calvino'nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu'su hakkında yazdığım yazıda olipo'culara değinmek istediğimi belirtmiştim: Fransızca "Ouvroir de littérature potentielle"den gelen, kabaca "potansiyel edebiyat atölyesi" veya Ali Teoman'ın önerisiyle "GİYİŞ: Gizil Yazın İşliği"  olarak çevrilebilecek bir edebiyat akımı.  Temelleri 1960'da Queneau ve François Le Lionnais  tarafından atılan akımın temel maksadı "yapay" yazım teknikleri kullanarak eserler üretmek.  İç içe geçmiş metinler, matematiğe dayalı kurgular, zorlu bulmacalarla bezeli öyküler üreterek matematik ve edebiyat arasındaki etkileşim aracılığıyla deneysel çalışmalara vesile olan bu oyunbaz akımın en akılda kalıcı örneklerinden birisi olarak Georges Perec'in E harfini hiç kullanmadan yazdığı (ve dilimize de aynı şekilde çevrilen) La Disparition (Kayboluş) kitabı gösterilebilir.

Kurmaca Alıştırmaları'na dönecek olursak; bu, oyuna dayalı özelliğinin yanı sıra muhteviyatıyla da okuru, özellikle öğrenmeye meraklı okuru oldukça eğlendiren bir eser çünkü İhsan, kurgularını mütemadiyen farklı eserlere göndermelerle temellendirmiş. Phillip K. Dick'ten Kill Bill'e, J.J. Abrams'tan Chesterton'a -sürpriz bozmamak için daha fazlasını sıralamadığım- pek çok isim ve eser satırların arasına gizlenmiş, kendilerini bulmamızı bekliyor. Bu kadar çok göndermeyi tek solukta bulamayacak olmaktan çekinen okurlar içinse kitabın sonuna beş sayfalık bir dizin eklemiş İhsan lakin orada bile oyun oynamadan edememiş. Okurlar için bir nevi define avı diyebiliriz!

Şahsım adına göndermelerin yarısını ya kendi başıma ya da dizin yardımıyla anlayabildiğimi, kalanlara ise tam anlamıyla Fransız (!) kaldığımı söyleyebilirim. Buna rağmen gerçekten çok eğlendim. Bu duruma, sevgili Gölgeliyol'un yazıları sayesinde, yukarıda değindiğim mevzunun arka plan bilgisine haiz olmam da etmen olmuştur elbette -ki bu vesileyle teşekkürlerimi ileteyim kendisine. 

Kısaca demem o ki; bu oyuncu yapı ve kalabalık hiçbir surette gözünüzü korkutmasın: Okumayı, tekrar okumayı, araştırmayı ve başka kaynaklardan yardım almayı seviyorsanız tam size göre bir kitap Kurmaca Alıştırmaları.

Kurmaca Alıştırmaları - Gökdemir İhsan, Sel Yayıncılık - 164 s.

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu - Italio Calvino

Mesleki olarak kitaplarla uğraşanların dünyası her zaman daha kalabalıktır ve okurların dünyası ile özdeşleşir. Elbette okur sayısı da gittikçe artıyor, ama kitapları, başka kitap üretmek için kullananlar, kitapları yalnızca okumayı sevenlerden daha hızla çoğalıyorlar.
Blog macerasına beraber başladığımız ancak zaman ayıramamaktan muzdarip olarak yolunu ayırmayı tercih eden sevgili dostum, yazar ve editör Burcu Ünsal'ın buradan okuyabileceğiniz yazısından farklı birkaç noktaya değinmek amacıyla mevzu bahis kitabın Ebediyen Edebiyat'ta yeniden yer alması gerektiğini düşündüm ve iki kelam etmek istedim. 

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, 10 farklı roman girişi üzerinden kurgulanmış bir kitap; mütemadiyen okura "okuduğunun 'bir yazar' tarafından yazılan 'bir kitap' olduğunu hatırlatması" ve anlatılanın bir kurmaca olduğunu unutturmaması açısından önem teşkil eden bir özellik olarak başkahramanın okurun ta kendisi olduğu ve anlatı içerisinde anlatı kurgulayarak hem metinlerarasılık hem de üstkurmaca ögelerinin altını çizen bir postmodernizm başyapıtı. Üstelik sadece bu özelliğiyle değil; aynı zamanda oulipo akımının da önemli bir ürünü olmasıyla değerlenen bir kitap -ki ilerleyen zamanda, başka bir yazıda bu akıma dair daha detaylı bilgi sunmak istediğimi de belirtmiş olayım bu vesileyle. 

Bütün bu edebi arka planını gözardı edecek olursak, sıradan bir okur olarak benim hoşuma giden bir kitap olmadı Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu. Bunun öncelikli sebebi, gerektirdiği zeka kıvraklığı ve dil cambazlığı bir yana, edebiyatın bu derece matematikleştirilmesi, formülize edilmesi -duygusal bir yaklaşımla- yazın dünyasının o naif ruhuna bir şekilde ters düşüyor kanaatinde olmam. Duygusal gerekçelere dayandırdığım için bu düşüncemin altında yatan mantığı tam olarak izah edemesem de, bir şekilde okuma eyleminin basit ve yüzde yüz kişisel etkilerinin yaralandığına inanıyorum bu tarz yaklaşımlarla. Veya bu konuda gerçekten çelişki yaşıyor ve postmodernizm hakkındaki düşüncelerimi çözemiyorum da diyebiliriz... 


Ayriyeten kitabın, başlangıcında vadettiklerini sunamadığı kanaatindeyim: Calvino ilk üç bölümde öyle bir zeka ürünü, öyle bir kurmaca ustalığı beklentisi oluşturuyor ki; okudukça etkilenmemiz gerekirken, giderek uzaklaşıyoruz kitaptan. Bunun sebebi olarak ne karmaşıklığı ne de çeviri faktörünü gösterebiliriz: Bir kere on farklı roman girişinden hiçbiri arasında bariz bir üslup veya kurgu farklılığı göremiyoruz. Aynı yazarın, aynı üslupla yazdığı on farklı -üstelik bir de sıkıcı- başlangıçtan fazlası yok elimizde. Bunun üzerine üstkurmacanın yavanlığı ve ister istemez kendimizle özdeşleştirdiğimiz karakterin ikinci plana itilmesi, sonlara doğru tamamen zorlama intibası yaratıyor. 

Elbette bunların "müşkülpesent bir romantik"in eleştirileri olduğunu hatırlatmak isterim; Calvino'nun giriştiği iş, gerek deneyselliği, gerekse maksadı doğrultusunda oldukça başarılı bir şekilde ilerlemesi açısından "Benim!" diyen nice yazarın altından kalkamayacağı zorlukta. Yazmak üzerine kafa yoran, bir yazarın kurgu dünyasını oluşturma sürecine dair gözlemlerde bulunmak isteyen okurlar için ideal bile diyebilirim. Ayrıca yazarın okuma eylemi, ilişkiler ve insan psikolojisine dair tespitleri de hem pek haklı, hem de etkileyici türden. 

Başta da belirttiğim gibi, kişisel olarak beni yakalayamayan ama edebiyatın "teknik" yönüne merak duyanlar için faydalı olabilecek bir eser Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu. Hiçbir şey değilse bile; sadece alışılmışın dışında kurgu ve anlatımıyla okunmaya değer... Şu günlerde okumakta olduğum Gökdemir İhsan'ın Kurmaca Alıştırmaları'ndan konuya dair bir alıntıyla sonlandırıyorum yazımı: 
"Bunlar da çok oluyor ama! Deneysellikti, Oulipo'ydu, şuydu, buydu amenna... Ama 'okur'u öldürmeye başladılar artık, 'yazarın ölümü'nün intikamını alırcasına" diyerek hikayeyi bitiriyorsun da, sıkıntıdan ölmek üzere olan okur rahat bir nefes alıyor.
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu - Italo Calvino, Yapı Kredi Yayınları - 252 s.

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu - Italo Calvino

İtalo Calvino ‘nun yeni romanı Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu romanını okumaya başlamak üzeresin. Gevşe. Dikkatini topla. Bütün öteki düşünceleri sav kafandan. Çevrendeki dünya bırak silinsin.
Yazarın sesini duyabildiğiniz bir kitap düşünün. Ama karakterler ya da anlatıcı aracılığıyla değil; sanki yazar odanızın bir köşesinde oturuyormuş da sizinle muhabbet ediyormuş gibi... İşte Calvino, kitabın kapağını açar açmaz ayak ucunuza kuruluveriyor ve “şimdi ayaklarını uzat, rahatla” diye talimatlar veriyor.

Hal böyle olunca kitabın baş kahramanı da biz, yani “Okuyucu” oluyoruz. Genellikle kitaplarda okuyucu yokmuş gibi davranılır. Yani karakterler sahneye çıkar, aşık olurlar, savaşırlar, barışırlar ama izleyici ile aralarına camdan bir duvar örerler. Calvino sahneden iniyor ve o seyircilerden birini çekip sahneye çıkarıyor. Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu kitabında bir “Okuyucu”nun gidip kitabı alışını, başka bir okuyucu ile tanışmasını ve başlarına gelenleri okuyoruz. 

Şahsen bu yazıyı okusaydım içimden “Anladık bir Okuyucu var da, konusu ne bu kitabın?” derdim. Hemen anlatayım; kitabın konusu da başkarakteri kadar yaratıcı. Kitap aslında matruşka gibi, okudukça içinden yeni bir roman çıkıyor. On bir farklı roman okuyorsunuz. Dedektif romanına girip kötü adamlardan kaçıyoruz, uzak doğuya gidip çarpık ilişkilere göz atıyoruz, oradan bir hapishaneye geçiyoruz. Nasıl mı? Okuyarak keşfedin, burada “ispiyon” vermeyeceğim.

Klasik romanlardan sıkıldıysanız, değişik türde bir kitap okumak istiyorsanız Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu çok güzel bir deneyim olacaktır sizin için. En azından Calvino’nun on bir roman türünü nasıl bu kadar iyi yazabildiğini görmek için okumaya değer! Türü olmayan, her yazarın yazmak isteyeceği bir kitap.

Dipnot: Sting bu kitaptan ilham alarak “If on a Winter’s Night” şarkısını bestelemiş. Şarkıyı buradan bulabilirsiniz.

Dipnot 2: Kitap kapağının çirkinliğine aldanmayın.


Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu - Italo Calvino, Yapı Kredi Yayınları - 252 s.